Uçurtma Avcısı
Uçurtma Avcısı okumak isteyen bünyeler (94)
| - Uçurtma Avcısı okumuş 256 kişi var. verdikleri ortalama puan: 8.65 |
yorumlar, değerlendirmeler
- bu başlığı okumasitesi'ne ekleyen: Editör Cin
Uçurtma Avcısı konusunda yorumun mu var?
bu sitede okuduklarını ve okumak istediklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
kimler okumuş? (256)
-
Feyzullah Karac verdiği puan: 9
"süper bir şey!"
Onur Özyilmaz verdiği puan: 10
"inanılmaz!!"
İmran Acar verdiği puan: 9
"süper bir şey!"
Ayşe Ekinci verdiği puan: 10
"inanılmaz!!"







bence aynı türk filmi gibi bir hikayesi var ve anlatımı çok basit.tavsiye edilebilir değil
Suyun olmadığı topraklarda suyu bulmak ile uçurtmaya tutunup yol alabilmek aynı şeylerdir. Her ikiside bir anlık mutlulukları ya da umutları beraberinde getirir. Bazen utanç duymak, utanılmayı hak etmeyen şeyleri yaratır ve sürgünü kaçınılmaz kılar. Sürülen sadece hak ya da gerçek değildir, bazen en değerli şeyde yitirilir; sevgi ve cesaret...
Afganistan'ın Sovyet işgalinden önce içinde bulunduğu yaşam biçiminden yola çıkan kitap, iki çocuğun farklı yaşamlarının ortak bir payda da buluşmasıyla son buluyor. Bir ülkenin nasıl değiştiğini, insanların savaş ve gericilik arasında nasıl sıkıştığını, yok edilen aileleri, tecavüze uğrayan kadınları Kabil'in merkezinden anlatıyor. Bir ülke değişirken, değişmeyen tek şeyin sapkın ve sapık fikirler olduğunu, o fikirlerin insalara nasıl korku verdiğini, korkan insanların nasıl sürüleştirildiğini yalın ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Amerika ile Afganistan arasına sıkışmış mültecilerin, yok edilen kültürlerinin üzerine inşaa edilen Taliban vahsetini ve o vahsete karşı çıkan bir adamın mücadelesini konu alan kitap, zaman zaman insanı kahrediyor. Bir zamanların Kabil'ini gözler önüne sererken, diğer tüm şehirler gibi olduğunu, Sovyet işgali ve arkasından gelen Taliban vahşetiyle yerle bir edilişini hüzünlü bir şekilde anlatıyor. Afganistan'da insalar ölmeye devam ederken buna ABD'nin bombalarınıda eklemek gerekir. Sonuç olarak Afganistan'da barışı bulmak, uçurtma uçurmak için rüzgarı beklemek gibi bir şey. Ve artık rüzgar hiç esmiyor..
İki çocuğun yaşam öyküsü ölüm, açlık, sürgün ve sadakat üzerine kurulu... Biri zengin diğeri fakir. Biri cesur diğeri korkak. Fakir olanın sır tutma cesareti, zengin olanın tiksindirici umursamazlığı ilerleyen sayfalarda değişiyor. Fakirin oğlunu kendi oğlu olarak gören zengin, onu almak için Taliban'nın sapık liderine( küçük oğlan çocuklarına tecavüz eden manyak) kafa tutuyor.
Zaferi, umudu uçutma yapanlar kazanıyor....
Filmi de kitabı gibi çok başarılı....
Senin bu kadar mutlu olmana,ancak senden bir şey almaya hazırlandıklarında izin verirler.
tek kelimeyle süper bir kitap.okurken kendimden geçtim bu kitbı mutlaka herkes okumalı.süper bir kitp ya defalarca okumak istiyorum beni çok etkiledi okuduktan sonta ağladm... hala açıp bzı bölümlerini okuyorm....
arkadaşlarımın taviyesi üzerine okuduğum uçurtma avcısı beni bulunduğum şehirden alıp afganistanın o silah seslerinin yükseldiği hayatta kalma mücadlesinin verildiği ülkeye alıp götürdü orada küçük bir dünya kurmama sebep oldu.ve tabiki dostluk kelimesinin anlamını aramaya başladım. acaba neydi gerçek dostluk ? acaba gerçek dostum oldumu? okumanızı tavsiye ediyorum çünkü okuyan herkes kendinden birşeyler muhakkak bulacaktır diye düşünüyorum........
emirin hayatı afganistanın tarihi ve azınlık olmak gerçeği hepsi mükemmel bir şekilde birleştirilmiş. beni angela'nın küllerinden sonra kendine en fazla bağlayan kitaptı. okudukça daha fazlasını okumak isteği ve anlatılan tarihe uyanan ilgi edebi anlamda da doyuruculuk daha fazla ne isteyebiliriz ki bir kitaptan !!!
Sanmıyorum ki 'Uçurtma Avcısı'ndan başka bir kitap insanı bu kadar etkilesin.
Bir dosta ihanet etmek, onu kaybetmek, Baba'yı kaybetmek, dahası ihanet ettiğini sandığın dostunun kardeşin olduğunu öğrenmek ve ülkenin, büyüdüğün yerin yerle bir olduğunu görmek...
Daha kötüsü olabilir mi?
Bu cümle ise, okuduktan sonra uzun bir süre aklımdan silinmeyecek diye tahmin ediyorum;
''Senin için bin tane olsa yakalarım.''
Artık yazmaya utanıyorum...evet aldım çok oldu ama okumadım henüz....:(
kitabı okumadım ama film gercekten hayalkırıklıgı... afagnistanı hiç hiss etirememiş... amerikan ucuz semptik bakışıyla afagnistan gerçegi....
olmamış Halit olmamış
Bence de harika bir kitap. Yazım sanatında, çevre ve karakterlerle ilgili tasvirler yapmak kolay, duyguları –abartmadan- aktarmak zordur. Hosseini duygu aktarımında çok başarılı olmuş. Üzüntüleri, sevinçleri, hayal kırıklarını karakterlerle birlikte yaşarken yadırgamıyorsunuz. Kitabın ilk üçte ikilik kısmı o kadar gerçekçi ki bir romandan değil de anı kitabı okuduğunuzu sanıyorsunuz. Ana ekseninde sorunlu bir baba-oğul ilişkisi olan romanın yan hikâyeleri de ilgi çekici. Umarım yazarın ikinci romanı da bunun kadar iyidir. Mutlaka okunmalı.