Seyyid Kutup
| - Seyyid Kutup okumuş 21 kişi var. verdikleri ortalama puan: 8.88 |
yorumlar, değerlendirmeler
- bu başlığı okumasitesi'ne ekleyen: Editör Cin
Seyyid Kutup konusunda yorumun mu var?
bu sitede okuduklarını ve okumak istediklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
kimler okumuş? (21)
-
Reyyan Yolalan verdiği puan: 9
"süper bir şey!"
El Feta verdiği puan: 9
"süper bir şey!"
Isa Oflas verdiği puan: 10
"inanılmaz!!"
Asli Tonus verdiği puan: 8
"bomba gibi!"







Şehid Seyit Kutup, 1906’da Mısırda doğmuş.
1966’da ise idam edilmiştir.
İdamdan önce Seyit Kutup’a şu teklif yapılmış: Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinizde yanılmış olduğunuzu beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdulnasır’dan (mısır’ın) özür dilediğiniz takdirde serbest bırakılacaksınız. Seyit Kutup’un cevabı: Eğer idamı hak etmiş olarak hakkın emri ile ipe çekiliyorsam buna itiraz etmek haksızlıktır. Eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam batıldan merhamet edilecek kadar alçalmam.
Sözün bitiği yer….
seyyid kutubun sadece bir kitabını okudum.bir arkadaşımdan dolayı tanıma fırsatı buldum....davası uğruna güzel işler başarmış bir zat...ALLAH ebeden razı olsun...
Allah şehadetini kabul etsin...(amin)
Şehid tahtında rabbe gülümser
ah binlerce canım olsaydı der
şehid tahtında rabbe gülümser
canın bedeli bir sofradan yer
ümidsiz olmaz, sevdasız olmaz
ümidsiz olmaz, sevdasız olmaz
dağları oyup zindan etseler
allah nurunu söndüremezler
dağları oyup zindan etseler
davamın önüne geçemezler
yarasız olmaz, çilesiz olmaz
şehidsiz olmaz, kurbansız olmaz
karanlık ölür
zulümat ölür
gözler önünde
ve ölüm ölür
anladım artık uhud ve bedir
ve ümit, sevda, şehadet nedir
soludum kabri, mahşer anını
ümidi, şehidi ve sevdayı...
temelde anlatmak istediklerine katılmakla beraber her hangi bir yöntem öneriyor olmayışı söylediklerinin asılı kalmasına sebeb veriyor gibi geliyor. onca anlatılan şeye rağmen somut olarak neler yapılması gerektiği hususunda ne demek istediğini daha doğrusu böyle bir kaygısının olup olmadığını bile anlayamyorum. bu benim anlayıp anlamamamla ilgili olmasa gerek biraz düşününce zaten bu yönde bir şeyler söylemediği fikri aklıma geliyor.
kısacası çok ütopik ya da ne bileyim soyut söylemler olarak söylediklerini algılıyorum. biraz katı bir sistem kurulmuş ya da takipçileri tarafından kurmak istediği sistem tahrif edilmiş. söylemlerinin ortadan, mümkünden radikalliğe, müşküle kaydığı görüşündeyim.
kısacası dediği dinlenir ancak yaptı(kları)ğı yapılmamalı....
seyyid kutub'un yoldaki işaretler kitabını okudum tevhid anlayışını çok iyi anlatmış
kulların kullara değil Allah'a kul olmayı içerir islam için ömrünü zinda işkence çekerek geçirmiştir
lisede iken okumaya başlamıştım ve erken başlamış olduğumu düşünüyorum şimdi. çağın kavramları ve düzenleriyle yeniden vahyi düşündüren eser fi zılal.
seyyid kutub asrın kutublarından biridir, islam için zındanlarda biten bir insandır...
mümini mümin olmaktan alıkoyan beşeri duygulardan ziyade islam akdinin çevresinde yaniden kucaklaşmaya dair , birçok konuya mükemmel ışık tutan hepimizin defaetle okuması gerektiğini düşündüğüm samimiyeti konusunda tek cevabımın bir şehidin kaleminden demek olduğu başucu eser yoldaki işaretler şiddetle önerilir.
seyyid kutup Yoldaki İşaretler adlı kitabın yazarı. sahih bir İslam anlayışını savunur. ona göre nasıl sosyalizm islami değilse kapitalizmde islami değildir. Bu görüşlerinden dolayı yaşadığı çağdaş İslam düşünlerinden ayrılır.
Aynı zamanda milliyetçiliği (kavmiyetçiliği) İslami bir terim olarak görmez.
ona göre Peygamberin mücadelesi kullara kul olmayı değil Allah'a kul olmayı içerir. Bu nedenle mesajı Tevhid üzerine kuruludur. önceliği arapları başka bir milletten kurtarmak, toplumda ahlaki temizlenmeyi sağlamak ya da sömürüyü ortadan kaldırmak değildir. ya da teknolojik gelişmeyi sağlamak.
Amaç Allah'ın rızasına uygun bir insan tipi oluşturarak kullara kul olma zilletinden kurtarmak. Allah-insan, İnsan-insan ve insan-doğa ilişkisini sağlıklı bir şekilde kurmaktır.
daha sonradırki zaten diğer kötülükler kendiliğinden çözülecektir. İnsanlar doğayı tahrip etmeyecek, sömürülmeyecek ve baskı altına alınmayacaklardır.