Nazım Hikmet Ran
Nazım Hikmet Ran okumak isteyenler (215)
| - Nazım Hikmet Ran okumuş 313 kişi var. verdikleri ortalama puan: 9.11 |
yorumlar, değerlendirmeler
- bu başlığı okumasitesi'ne ekleyen: Editör Cin
Nazım Hikmet Ran konusunda yorumun mu var?
bu sitede okuduklarını ve okumak istediklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.
kimler okumuş? (313)
-
Mehmet Bakır Ba verdiği puan: 8
"bomba gibi!"
Ömer Faruk Eviş verdiği puan: 10
"inanılmaz!!"
Essin verdiği puan: 10
"inanılmaz!!"
Hasret Göç verdiği puan: 9
"süper bir şey!"








iniyor kayık
çıkıyor kayık
in, çık
in
çık
Sevdiğin
ve sevebildiğin
müddetçe
sevdiğine
herşeyini verdiğin
ve verebildiğin
müddetçe
gençsin..
Nazım Hikmet
Piraye ye olan sevgisini örnek aldığım üstad gerçekten bu şiirle de yanılmadığımı anlıyorum...
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben
Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.
NAZIM HİKMET
Nazım, Nazımcılardan çektiğini kimseden çekmemiştir desem polemik mi olur acaba?
en sevdigim siirlerden 'sen' in yazarı güzel insan. inandıgı degerlerden vazgecmeyen cesur adam.her zaman okunası,her zaman yeni guncel kisilik.
'En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince...
Yazıyorsun..
Okuyorum..
Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
Ne yazık!..
Ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
Sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
Biri o,
biri ötekisi...
Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
Sana gelince...
Ne ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün...
Ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz,
düşman bile değiliz..'
hayatını okudum düsüncelerini anlamaya calıstım o kadar merak ediyorum ki siirlerinden aslında 'kime' tam olarak 'ne' anlatmaya calıstıgını..anlayacagım anlayacagım
Büyük insanlığın toprağında gölge yok
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadın erkeğe dedi ki:
-Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
Ve ben artık
biliyorum:
Toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
Sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
Kadın sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düştü yere...
Kapandı bir pencere...
AYRILDILAR...
NAZIM HİKMET
sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim..
NAZIM HİKMET
bana sıkılmadan şiir okutabilen bir kaç kişiden biri.. en pürüzsüzü..
nazan bekiroğlu'nun yorumuyla:
*nazım. türk edebiyatının bu şaibeli ve çekici çocuğu.
kalpleri kategorize etmek mümkün olsaydı, kalbi her güzel şeyden yara almaksızın kurtulamayanlar sınıfına yazılabilecek bu romantik şair.*