Fazıl Hüsnü Dağlarca

Fazıl Hüsnü Dağlarca okumak isteyen bünyeler (8)

- Fazıl Hüsnü Dağlarca okumuş 20 kişi var. verdikleri ortalama puan: 8.24

yorumlar, değerlendirmeler  

Yusuf-Kaan-Kır

saf duyguların şairi.

  Yusuf Kaan Kır    4 Mayıs 2012 11:56   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
Aynur-Özok

Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım,
Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir,
Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım

Güneşim aydan sarı, yarınım dünden zorsa,
Sarsın artık ömrümü tunç kandillerin isi
Üşüyen ellerimden tutmalıydı birisi,
Eğer benim gözlerim onları görmüyorsa.

Bir camın arkasında açılıyor güllerim,
Havuzum pırıl pırıl... yıkar bakışlarımı.
İşler temiz ziyalar suya nakışlarımı;
Ruhumun dünyasından eser tahayyüllerim

Rüya rüzgarlarında bir yaprak yalnızlığım
Düşüncem bir neydir ki ürperir perde perde
Belki bu mısralarım esecek gönüllerde
Fakat herkese uzak kalacak,yalnızlığım.

  Aynur Özok    4 Aralık 2011 00:45   bayıldım! (3 puan) yorumla!(0 yorum)
Viktor-Jara

Söyle sevda içinde türkümüzü,
Aç bembeyaz bir yelken
Neden herkes güzel olmaz,
Yaşamak bu kadar güzelken?

İnsan, dallarla, bulutlarla bir,
Ayrı maviliklerden geçmiştir
İnsan nasıl ölebilir,
Yaşamak bu kadar güzelken?

  Viktor Jara    26 Eylül 2011 11:04   bayıldım! (1 puan) yorumla!(0 yorum)
Betull-Ozturk

Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır
diye...

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

  Betull Ozturk    8 Ocak 2011 20:19   bayıldım! (1 puan) yorumla!(0 yorum)
Salih-Topcu

Dağlarca, bizde hep biraz Malazgirt Ululaması, epik duruştu. Dağlarca, soyisminin ululuğunu ömrü boyunca taşıdı. Evet çok şiir yazdı, çok sözün yalansız olmadığı gibi çok şiir de güzelsiz olmuyordu; yazdığı her şiir belki şiir değeri taşımadı.

O, 94 yaşında ebediyete intikal ederken: 'Uzun yaşamışsın derler bana / Bilmezler seni uzun beklediğimi' dizelerini armağan etmişti bize.

Ölümünden iki yıl sonra 91-92'de Yasemin Arpa'ya verdiği röportaj 'Söz Kuşlarından Kalan Parıltı' adıyla kitaplaştırıldı. Bugün Zaman'da gördüm haberi. Bu kitap sanırım edebiyat kulislerini sarsacak. Ve kafalardaki Dağlarca 'mit'ini de birçokları için belki yıkacak. Haberi aynen alıntılıyorum.

***

DAĞLARCA'NIN 20 YIL SAKLANAN SÖYLEŞİSİ


Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın gazeteci Yasemin Arpa ile yaptığı söyleşilerin bir bölümü o tarihte yayımlanmış, ancak tepki görünce Dağlarca'nın ölümünden sonra kitaplaştırılmasına karar verilmişti.

Türk şiirinin ustalarından Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın yaklaşık yirmi yıl önce verdiği söyleşiler 'Söz Kuşlarından Kalan Parıltı' adıyla kitaplaştı. Dağlarca'nın, ölümünden sonra yayımlanmasını istediği kitapta, pek çok tartışılacak söz yer alıyor. Şairin kadınlar, aşk, şairler, darbe, ezan, Arapça ve daha birçok konu üzerine söyledikleri, zihinlerdeki Dağlarca 'mit'ini sarsacak gibi görünüyor.

2008'de aramızdan ayrılan usta şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, gazeteci Yasemin Arpa ile 1991-92 yıllarında uzunca bir söyleşi gerçekleştirir. Söyleşiler, Kadıköy'de Baylan Pastanesi, Moda'da Koço Lokantası ve çay bahçelerinde gayet samimi hava içinde yapılır. Dağlarca gibi bir 'muamma' eteğindeki taşları, derin sırları döker. Konu konuyu açar, konuşulanlar not edilir, kayda geçer. Dağlarca, Eğer herhangi bir nedenle bu çalışma yarıda kalırsa adı 'Yarıda Kalan' olsun. der. Zaman cömert davranır. Söyleşi nihayete erer. Şair, Yasemin Arpa'ya kitabın 'Söz Kuşlarından Kalan Parıltı' başlığı altında yayımlanması önerisinde bulunur. O dönemde söyleşinin bir kısmı Tempo dergisinde çıkar. İçeriden sessiz bir gürültü kopar. Dağlarca'nın kız çocuklarıyla ilgili yüz kızartıcı ve bir 'pedofil'in duygularını andıran sözleri yakınlarından tepki alır. Bunun üzerine şair, Yasemin Arpa'dan, söyleşilerin ölümünden sonra yayımlanmasını ister.

İşte bu söyleşiler, Dağlar-ca'nın vefatından iki yıl sonra 'Söz Kuşlarından Kalan Parıltı' (Kırmızı Yayınları) adıyla yayımlandı. Usta şairin sırlı ve mahrem dünyasını ele veren kitap, pek çok kimsenin zihnindeki Dağlarca mit'ini sarsacak nitelikte. Dostları ve yakın çevresindeki edebiyatçılar için sürpriz olmasa da Dağlarca'nın kadınlar, aşk, şairler, ezan, Arapça ve daha pek çok konu üzerine söylediği sözler, onu sadece şiirleriyle tanıyan okurları ve edebiyat dünyası için şaşkınlık oluşturmaya aday. Yasemin Arpa, doğaçlama giden o söyleşileri kâğıda döktüğünde, virgülünden noktasına kadar dönüp kontrolünü yaptıklarını söylüyor. Dağlarca, kitapta Arpa'ya, Seni ilerde edebiyatçıların çoğu kıskanabilir. Onlara böylesine açılmadım. diyor.


DAĞLARCA'NIN TARTIŞMA ÇIKARACAK SÖZLERİ

Askeri darbelere karşı olmak, ülkelerin siyasal satılmışlarıyla kapitalizme peşkeş çekilmesine karşı olmamaktan daha büyük bir suç değildir. Dolayısıyla kapitalizme uşaklık etmektir.

İnanın benden başka Mustafa Kemal'in sözünü eden kalmadı. Ozanlarımız da namussuz. Ozanlar, Mustafa Kemal şiiri yazmadılar. Milliyet yok bunlarda. 21 tane kitap yazdım. Ben görevli miyim, herkes yapsın.

Spiker önemli bir haberi veriyorum diye söze başladı. Bu öğleden itibaren ezanın Türkçe okunmayacağını, Arapça okunacağını bildirdi. Yanımdaki Sivas'ta yayımlanan Hakikat gazetesinin yazarı 'Yazık oldu!' diyerek şu bilgileri verdi: 'CHP dün akşamki oturumunda ezanın Arapça okunmasına karar vermiştir.' dedi. Çok üzülmüştüm. Partilerin geriye dönme yarışı başlamıştı çünkü. Arapça ezanları her dinlediğimde bu olayı yeniden yaşarım.

Doğa ilk insanın evren yazısıdır. Biliyorsunuz. Yunus Emre ve benzerleri Tanrı'ya varma yolundadır. Bunun kaynağı korkudur. Sevgi değildir. Sevgi bizi Tanrıya değil, insana ulaştırır.

(Nâzım Hikmet hakkında) 1- Şiiri Türk değil, 2- Türkçeyi izlememiş ve uygulamamış, 3- İmge yok. Dağlarca, Nâzım'ın Memleketimden İnsan Manzaraları kitabıyla ilgili olarak da şu eleştiriyi yapıyor: İnsanın manzarası olmaz. 'İnsancıklar' dese daha iyiydi.

Edebiyat ödülleri, hele onlar iyice maskaralık. Hiçbirinin gerçekle alakası yok. Türkiye'de en çok ödül alanlardan biriyim, 15'i, 17'yi buldu. Hiçbirinin değeri yok, saçma sapan adamların saçma sapan değerleri.

Cemal Süreya'nın şiirlerinden çok, eleştirileri değerlidir.

Bana yeryüzünün bütün tapusunu verseler şu Arapça sözcükleri kullan deseler, biri için bile yeryüzünün tapusunu verseler almam. Türkçe sözcüğünün tapusu, bütün gökyüzü yuvarlaklarının, bütün gökyüzünün tapusudur.

Her gün 3 yaşında bir çocuk gördüm mü yanındaki anneyi annem sanıyorum. Çocuğun annesini annem sanmakla yetmiyor, çocuğu kendim sanıyorum. Ve böyle bir çocuğum olmadığı için doğanın bana sövdüğünü duyuyorum.


Musa İğrek, Zaman, 10 Temmuz 2010

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1004168&title=daglarcanin-20-yil-saklanan-soylesisi

  Salih Topcu    10 Temmuz 2010 19:26   bayıldım! (1 puan) yorumla!(0 yorum)
Editör-Cin

Akdeniz Şiirleri

Sen Deniz , Gök,
Bir an dursanız uykuda
Büyür bir yosun geceye karşı..

Tedirgin olur ölüler
Bir an yaslansanız karanlığa,
Sen Deniz ,Gök...
-
Dalarım engine
Ki yaşadığım
Anladığımdır..

Roma'yla Kartaca'nın arasında
Yüzer, sevgi sevgi
İstanbul..

Böler bir kuş düsüncemi ikiye
Maviden
Yarıda kalır içki..
-
Dersin ki
Ellerimize değecek
Yıldızlar
Büyüyecek büyüyecek de..

Dersin ki
Bir aydınlığı var
Sevgililer için,
Karanlık sessiz de..

Dersin ki
Uyuyamıyorum,
Yalnızız
Gece, mavi de..
-
Sessizdi yeryüzü
Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı,
Akdenizde
Yalnız ikimiz..

Beni seviyor musun dedim,
Yumdu gözlerini uzaklığa,
Tam sorulacak an, diye gülümsedi,
Tam sorulacak yer..
-
Bir kocaman yeşil bir kocaman boz
Yellerde
Çarpar birbirine çarpar enginlere dek..

Dalgaların ucunda yıldızların ucu
Her köpük bir fırtına,
Her köpük bir evren..

Şu deniz , şu gök gizlenebilir
Seni sevdiğim
Gizlenemez..
-
Havaya da yalıma da ağaca da benzer ama
En çok suya benzer
Sevgimiz..

Morluğun acısı var sonu yok
Karışır yaşamımıza,
Kendiliğinden..

Herkes ölünce toprak olurmuş
Hayır hayır
Bizim su olacağımız besbelli..
-
Akdeniz enginlerde kararmaktadır
Ama
Ben
Öyle maviyim ki..

Akdeniz bir gitmişlikle eski, uzak,
Ama
Ben
Sahibi gibiyim yıldızların..

Akdeniz seni bir daha yaratamaz
Ama
Ben
Seni bir daha sevebilirim..
-
Deli gibi bir gürültü, ansızın,
Yırtılırcasına yarılır sessizlik,
Düşünür Akdeniz..

İşte uçaklar geçer havalarından
Kalır mavilik üstünde apak izleri,
Akdeniz anlar ve sever..
-
Denizdir,
Her akşam üstü,
Bütün düşüncelerde
Gelip gider..

Seninle
Acısı
Uzunluğu
Aksi..

Ve gece yarısıdır bu masmavi şey,
Senin
Uzaklarda
Unuttuğun sessizlik..
-
Duymuştun
Bu türküyü
Çok eskiden de..

Bu türküyle anlarsın yelden,
Yeşilden
Kadırgaların dibindeki sessiz yosunları..

Bu Akdeniz dalgalarında bu türküde sen
Varsın ışıl ışıl
Ve yoksun biraz..
-
İyice düşün bu bütün yaşamımızdır...



Fazıl Hüsnü Dağlarca

  Editör Cin    6 Mayıs 2010 10:00   bayıldım! (6 puan) yorumla!(0 yorum)
Karton-Piyer-Albanez

'fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?
keşke yalnız bunun için sevseydim seni'

cemal süreya


  Karton Piyer Albanez    7 Aralık 2009 12:32   bayıldım! (2 puan) yorumla!(0 yorum)
Zeynel-Abidin-Karadaş

Yüzükoyun

Yüzükoyun yatma diyor annem
Yatar mıyım hiç,
İster miyim
Yüzümün
Koyun olduğunu?
..........
..........

  Zeynel Abidin Karadaş    17 Ekim 2009 23:57   bayıldım! (4 puan) yorumla!(3 yorum)
Zehra-Akbaş

mükemmel az gelir!!!!!!

  Zehra Akbaş    31 Mayıs 2009 13:03   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
Zehra-Akbaş

sevginin en güzel tercümesidir.O,bazen boş gözlere anlam katan şair dir.O...

  Zehra Akbaş    31 Mayıs 2009 13:02   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
1  2  Sonraki Sayfa >>  
- bu başlığı okumasitesi'ne ekleyen: Editör Cin

Fazıl Hüsnü Dağlarca konusunda yorumun mu var?

bu sitede okuduklarını ve okumak istediklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.

kimler okumuş? (20)

görseller (9)

kategoriler