Boncuk Oyunu

Boncuk Oyunu okuyacak kişiler (12)

- Boncuk Oyunu okumuş 18 kişi var. verdikleri ortalama puan: 7.63

yorumlar, değerlendirmeler  

Serhan-Üresin

Hermann Hesse'nin edebiyat dünyasındaki eleştirmenler tarafından Bozkırkurdu ile ayrı bir yere konan eseri
Kitap Josef Knecht adlı birinin çocukluğundan alarak Kastalya eyaletinin Waldzell adlı bilim manastırı gibi bir yerde üst düzey yönetici Magister Ludi ( Boncuk oyun üstadı ) makamına getirilmesini anlatıyor.
Kitap 552 Sh fakat ana roman 433 Sh geri kalan bölüm üç güzel hikayeyle devam ediyor.Biraz okuması zor diyebilirim ama dayanırsanız güzel bir kitap okumuş olursunuz....

  Serhan Üresin    10 Haziran 2013 16:42   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
Nurhan-Onar

ilk joseph knechtin oykusunden ben cok bir sonuc cikaramadim. surekli bir boncuk oyunundan bahsediliyor, ama tam olarak boncuk oyunundan anlamamiz gereken nedir bilemiyorum. meditasyon, yoga, kendini bulma, kendine dönme gibi birşey.
ben 433uncu sayfadan sonra başlayan 3 yaşam öyküsünden çok etkilendim.
yağmurcu
günah çıkarıcı
hint yaşam öyküsü (çoban dasa)

kitapta aradigim felsefi altyapiyi bu 3 yaşam öyküsünde buldum. günah çıkarıcıların, yagmurcunun ve en cok dasanin sonu beni cok etkiledi.

  Nurhan Onar    12 Eylül 2011 16:50   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
Irem-Acar

Jung'un ekolünden geldiği için çok merak edip kitabını okumaya başladım, kitabı yarıladım ama hala Gülten dayıoğlu 'yeşil kiraz' gençlik romanı tadında gidiyor, bende çok beğenmedim bu kitabı..

  Irem Acar    12 Mayıs 2011 23:12   bayıldım! (0 puan) yorumla!(0 yorum)
Ayten-Mayten

okumaya başlayıpta yarıda bıraktığım kitaplardan birisi. kalınlığından geçtim, tanrı senin içindedir demek için bu kadar tırmanılmaz ki gözüm. tamam başyapıt, tamam mann bu kitabı övmüş ama ben sevmedim. okuyamadım hatta. bu beni ne yaparsa yapsın, umurumda değil.

  Ayten Mayten    8 Temmuz 2010 22:53   bayıldım! (2 puan) yorumla!(3 yorum)
Gülcan-Can

Herman Hesse bu romanında, bireyin toplumdan kopuk bir ortamda (manastır gibi bir yerde) matematik, müzik ve meditasyondan oluşan ve adına boncuk oyunu denen bir uğraşıyla yetiştirilişini konu alıyor. Roman kahramanı Josef Knecht ruhsal ve düşünsel gelişimini üç aşamada tamamlıyor: çocuklukta; duygu ve inanç, gençlikte; akıl ve eleştiri, olgunlukta; durulma ve dinginlik…Kitap severlerin ilgiyle okuyacaklarından eminim..

  Gülcan Can    8 Temmuz 2010 16:53   bayıldım! (0 puan) yorumla!(2 yorum)
Metin-Çavdar

üzerindeki thomas mann etkisi kolayca hissedebilen, benim de en beğendiğim hesse kitabıdır. hesse bu kitabında, günümüzden 300-400 yıl sonrasının avrupa sında hayali bir ülke yaratır. bir bakıma ütopik bir ülke ancak artık uzay çağıdır falan diye, jetsons misali bir şey düşünülmemelidir. bu topluluğun üyeleri yanılmıyorsam bilinçli olarak teknolojiyi kullanmazlar. peki kimdir bu insanlar ve ne yaparlar? diye sorulacak olursa; bunlar topluluklarının dışında kalan halk arasındaki çocuklardan müzik ve felsefede başarılı olanlar arasından seçilip yetiştirilmiş insanlardır ve bütün gün durmadan piyano çalıp kitap okurlar ve boncuk oyunu adındaki oyunlarını oynarlar. bu insanlar arasında da bu konulardaki başarılarına göre bir hiyerarşi vardır ve en üst basamakta magister ludi vardır. işte romanımız bir bildungsroman olduğu için kolayca anlaşılabileceği gibi bir topluluk üyesinin sıfırdan başlayıp magister ludiliğe kadar yükselişini anlatır. işte geldik mann etkisi dediğim şeyleri açmaya; romandaki kahramanımız, knecht, bu noktadan sonra tüm bu parçası olduğu sistemi sorgulamaya başlar ve olaylar gelişir. aslında bu noktadan sonra olaylar pek fazla gelişmez kitabın ana bölümünün sonuna gelinmiştir. bu ilk bölümden sonraysa sanıyorum knecht in yazmış olduğu öyküleri okuruz. bu öykülerle birlikte hesse içinde bulunduğu entelektüel dünyayla dış dünya arasındaki kopukluğa dikkat çeker. kişisel olaraksa; lise yıllarımda okuduğum bu kitaptan fazlasıyla etkilenmişliğim vardır: magister ludi nick i bi lise öğrencisinin bu kitaptan çıkarabileceklerinden sadece birisidir. son olaraksa bu kitabı sevenler ulysses gibi körleşme gibi kitaplardan da hoşlanabilirler ya da tam tersi onlardan hoşlanan bundan hoşlanabilir

  Metin Çavdar    6 Ekim 2009 23:48   bayıldım! (5 puan) yorumla!(8 yorum)
Mehmet-Seymenoğlu

Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır..Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz, ama bir taslak olarak, derinlerden çıkıp gelen bir yaratık olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabilir, ama kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz.

H.HESSE

  Mehmet Seymenoğlu    6 Eylül 2009 19:17   bayıldım! (1 puan) yorumla!(0 yorum)
Derin-Erden

'...İşte meditasyonun ardından bu tür düşünce ve düşler Knecht'in kafasına üşüşmüştü. Ona öyle görünüyordu ki, 'uyanış'ta gerçek bilgi ve biliş değil, gerçekler dünyasını yaşama ve onunla başa çıkma söz konusuydu. Uyanışta nesnelerin özüne, gerçeğe biraz daha yaklaşılmıyor, kendi ben'inin o andaki durum karşısında takındığı tavır kavranılıyor, gerçekleştiriliyor ve yaşanıyordu. Yasalar ele geçirilmiyor, kararlara varılıyor, dünyanın değil, kendi kişiliğinin orta noktasına ulaşılıyordu. Dolayısıyla bu sırada yaşananlar başkalarına pek aktarılamıyor,söze ve dile gelmekten kendilerini tuhaf bir şekilde kaçırıyorlardı. Yaşamın bu alanından yapılacak bildirimler dilin amaçları arasında yer almıyordu adeta. Bu konuda istisna olarak sizi birazcık anlayacak kişi sizinkine benzer durumda biri oluyordu, sizinle ortak duyguları paylaşan ya da sizinkine benzer bir uyanışı yaşayan biri. Dostu Tegularius'un bazen birazcık anladığı görülmüştü kendisini, ama Plinio bu bakımdan Tegularius'tan biraz daha ilerideydi. Peki, başka kimi gösterebilirdi kendisini anlayan? Hiç kimseyi..'

Yabancılaşmanın yoğunca hissedildiği günlerden ağlak bir vakitte, teselli niyetine şu satırlar okutturulsa size, bir yandan ağlak, bir yanda tesessüm eder vaziyette monalisavari bir ifade suratınıza yerleşebilir, kitabı okumanız için yeter sebep gibi gelebilir. Aksi durumda Hermann amcanın herhangi bir kitabındaki satırlardan farklı da gelmeyebilir. Zira yine kitaplarında bahsedilen 'öz' aynı Hermann amcamın. Karakterin gençliğinde benliğine, kendiliğine dair edinilen spekülatif bilginin yaşanarak, adeta bir helezon çizilerek tecrübeyle birlikte kendisine geri gelmesi (buna ulaştıktan sonra diğerlerinden bahsetmek gereksiz olsa gerek amcam için:)

Bunun yanında farklı hikayelerle bu bilgiyi sunması, hele bu kitapta Josef Knecth, Kastalya ve Boncuk Oyunu'nun ütopikliğine dair kitabın neredeyse yarısına kadar hiçbir şey hissettirmeyen müthiş üslubu, tabii bu kitapla Nobel'i de hak etmesi bir kez daha düşündürüyor yazarlığının gelişmişliğini ve kendini tekrar etmediğini:)

  Derin Erden    27 Mayıs 2009 22:26   bayıldım! (5 puan) yorumla!(0 yorum)
Elif-Arabacı

başlangıçta birazcık yorucu ama bitirmek istemediğim kitaplardandı...

  Elif Arabacı    20 Nisan 2009 09:42   bayıldım! (1 puan) yorumla!(0 yorum)
Ceren-Uz

şuan okuma aşamasındayım bitsin güzel bi yorum yapıcam buraya =)

  Ceren Uz    30 Ekim 2008 01:38   bayıldım! (0 puan) yorumla!(3 yorum)
1  2  Sonraki Sayfa >>  
- bu başlığı okumasitesi'ne ekleyen: Pınar Aksel

Boncuk Oyunu konusunda yorumun mu var?

bu sitede okuduklarını ve okumak istediklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
okumasitesi'ne üye olmak için buraya tıkla.

kimler okumuş? (18)

görseller (1)

kategoriler